Yaşayan, Paylaşan ve Yazan

Ev Sevdası

13/5/2008 ·

Evimiz küçük diye evimizi değiştirme sevdasına düştük. Cep delik cepken delik ama olsun, yinede bu sevda bizi çok zorladı. Şimdi ev arıyoruz. Geçen gün bi ev bakmaya gittik, sonra yine aynı eve bakmaya gittik ve emlakçının dediği şu: tabiki bakacaksınız manavdan karpuz kavun almıyosunuz ya! Hi ho ho ha aman ne komik. Bu espirinin kabul edilebilir sadece bi yanı vardı; o da verdiği meyve örneklerinin yaklaşan mevsime uyması. Yahu ben ev almak gibi ciddi bir kararın eşiğinde debelenirken emlakçının dediğine bakarmısın; zaten evide beğenmedik neyse, resmi ve gayrı resmi yollardan gayrımenkul ararken bitap düşmüş bedenlerimizi kendi evimize zor attık, derken yığılıp kalmış olduğumuzu ev ile ilgili gördüğümüz sıkıntılı rüyadan uyandığımızda anladık. Lakin kuzum ben yılmadım ve bilgisayar denen canavarın karşısına geçtim, ilanlardan ev bakmaya başladım, o arada televizyon denen çenesi düşük şey habire konuşuyordu. Ev ilanlarına bakarken aynen şu durumdaydım; efendim anlatayım:

SAHNE :1 ; İnternette satılık ev İlanlarına bakarkene, televizyonda NTV'nin ingiliz aksağanıyla Türkçe konuşan Türk spikeri dikkatimi çekti, ( Hayır yani Türkiye'de yaşayan ve Türkiye'de eğitimini tamamlamış olan bu insanların bu tarz konuşmalarına sebep NE ) başka bi deyimle sinirlerim gerildi. Neden böyle konuşuyorlar ki diye kendi kendime söylenirken; Hayır hayır bunları boşver, sen ev ilanlarına bakmaya devam et derken içimdeki ses, o anda kulağım ocağa koymuş olduğum çaydanlığın fokkurdadığını algıladı. Çaydanlığa gidiş mesafesi süresince içimdeki fiştekçi, habire , fakir delikanlıya kızını vermek istemeyen zengin armatör babanın kötü kötü attığı kahkaha sesiyle : sen istediğin gibi bi evi bulamayacaksın diyordu. Aaa bide baktım çayı demlemişim. Çaydan daha gurt diye yeni bi yudum almıştım ki; kızımın sesine takılıverdim. Hemen gittim odaya baktım mışıl mışıl uyuyor kızım. Sağolsun bizim komşunun tenör kızı bize sesinden bi bukle dinletmek istemiş meğer. Aman efendim ikinci sahnede şöyle gelişti, ev ilanlarından tamda uygun diyebileceğimiz bi evin üzerinde yoğunlaşmışken bilgisayarın şarjı bitmesin mi, zaten gece olmuş 12 şimdi kim bilgisayarı şarja takacak ve kim bu ilanı bidaha arayacak gözler olmuş kırmızı kırmızı, ve ben, üst üste koyulmuş kremitleri kırmak için çığlık atan sporcu edasıyla hiyyaaaa heyt diye höykürdüm.... dersem inanmayın ama İÇİMDEN bütün bunları yaptığıma Emin olun. SON PERDE.... son perdede de ne oldu biliyormusunuz; yarın için ya nasip deyip yatmaya karar verdik.... Sonuçta herşey Nasip değil mi ....

Yorum (4) Yorum yaz!

ACI

10/5/2008 ·

Fakir insanların zengin yürekleri ile dolu iken sokaklar

Zenginlerin bencillikleriyle oyalanmak niye

Küçücük bedenlerde Dünyanın ışığı sönerken

Bu sessizlik; çaresizlik midir, bilinmez....

Söyle şimdi,

Sen, sen oluyor musun incecik bir haykırışı duymayınca

Biliyor musun,

Ben hiçbirşey oluyorum, olmam gerekenin en kırılgan noktasında

Bi sınır arıyorum,

Hani vicdan sınırı vardı ya,

İnsan denen canlının insaf sınırlarında

Kin fışkırıyor şimdi bu sınırların hudut boylarında

Öyle güçlü öyle nefret dolu ki yumruklarım

Dünyanın ışığına muhtacım. Kim söndürdü ışıkları

Bakışlarım öylesine aydınlatıyor ki etrafı,

Dünyanın ışıklarını söndürenleri arıyorum

Ve,

inan; merhametin kendisi terk ediyor beni

Bu zalimlere karşı, kullanmamam için kendisini....

Sibel

Yorum (4) Yorum yaz!

PAHALILIK ; Eleştir Hanım

7/5/2008 ·

Geçen gün alışverişe çıktım ve öylece kalakaldım. Bu ne pahalılıktır ya rabbi. Töbe töbe.. fiyatlar durmadan tırmanıyo ama bizim maaşta bi haraketlilik yok. Piyasa öyle kötüki herkes şikayetçi. Kötü senaryolar çizmek istemiyorum amma velakinkine; adama sormazlarmı; bune ahvaldir diye....

İnsanlarımız öylesine hayat mücadelesine girmişki, mücadele derken bunun %90'nını ekmek kavgası oluşturuyor, evet öyle zorlu bir mücadelede şavaş vermekteyizki, ekmek kavgasının haricindeki konulara bunun içinmidir bilinmez tepkisiz kalıyoruz. Psikolojide hani bi üçgen vardı; alt kesim,orta kesim ve üst kesim diye üçe böünmüş bi üçgen ; bu üçkendeki sosyal bölünmenin bizim toplumumuzda üçe değilde ikiye bölündüğünü söylerdi hocamız; ALT KESİM VE ÜST KESİM diye. İnsan evlenip bir evin sorumluluğunu taşımaya başlayınca bu sosyal bölünmenin neresinde olduğunun hesabını yapmaya başlıyor.

Çok şükür sağlığmız yerinde, huzurumuzda Allah bozmasın iyi, çalışıyoruz işte. İyi canım iyi senin işin çok iyi diyenlere ve MAAŞIMI SORANLARA ; Eh işte NE ÖLDÜRÜYO, NE GÜLDÜRÜYO diyorum. Ne diyim? Belki yaptığım polyannacılık ama olsun, çevremde benden daha zor durumdakileri gördükçe, bunu sadece maddi anlamda demiyorum yanlış anlaşılmasın, halime şükrediyorum.

Gel gelelim yine o ateşten gömleğe ; pahalılık... Amerikan bütçesi açık verdi diye ve amerika başta olmak üzere büyük yabancı şirketler teker teker zarar açıkladıkça bizim gibi GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER(hani biz o statüdeyiz ya) daha çok etkileniyo. Bide küresel dengesizlikler karşımızda gerdan kırdıkça biz yine ençok ETKİLENEN olmaya devam ederiz gibime geliyo.

Yorum (5) Yorum yaz!

Ortak Şahsiyet

6/5/2008 ·

Moralim, son günlerdeki çocuk istismarları haberleri ile tarumar olduğu için yazamadım. Bende öyle bi göz varki; gördüğünü mıh gibi beynime kazıyorum. Yani işe yarıyacak yerlerde gözlerimden aynı kalitede görüş alamıyorum. Neyse, efendim bu kadar olumsuz haberlerle resmen ruhumda depremler oldu. Bazen diyorumki kendi kendime, bu vicdansızlar için, yaptıklarını yanına bırakmayacak sosyal bi kahraman çıksa ortaya, çocuklara eziyet ve işkence eden ve dilimin söylemeye bile varmadığı kötülükleri yapanlara hadlerini bildiren bi kahraman... fena olmazdı hani.

Herkesler sosyal statü ve paranın derdinde. Onun için midir acaba çevremizde olan bu olumsuzlukları göremiyoruz. Bi çocuk hastanelik olana kadar mı hiçbişeyden haberimiz olmuyor. Göya çocuğun anne-babasını saymıyorum; hiçmi çevresindeki kimse bu çocuğu görmedi, gözlerindeki morlukları görüp kimsemi sormadı noldu sana diye. Yok yok normaldir tabii. İnsanlar HINÇLARINI kimden alacaklar; tabiki kendilerine karşı koyma gücü olmayan,OLAMAYAN,çocuklardan alacaklar. Allahlarından bulsunlar.

Ha bide şuna değinmeden geçemiycem; akşam eve gidiyorken gördüğüm manzara ŞU: kadınlar(BAYANLAR diyimde kaba olmasın) çocukları dışarı çıkarmışlar kendileride koyu sohbetlerde bilmiyorum hangi diyarlara dalmışlarsa, çocuk yeremi düştü, sokağamı fırladı, arkadaşıyla kavgamı ediyo(siz şimdi diyceksinizki sen nerde oturuyorsun; ben istanbulun varoş bir bölgesinde, birazcık varoş olan bi sokağında oturuyorum) he nerde kalmıştım, kavgamı ediyo... çocuğundan bi haber anneler sokaklarda. Lütfen diyorum, lütfen , zaten bütün günün yorgunluğunun ardından minübüste kulak memesi kıvamında diyebileceğim oranda hamura dönüyorum... sinirlenmiyim diyorum e, eh... olmuyo... sinirleniyorum. Yangın var diye bağırsam... hemen itfaiye gelir; çünkü itfaiye bölge müdürlüğü caddenin sonunda hemen gelir(GERÇEKTEN)... İYİSİMİ ye, iç, Allahına şükret stratejisiyle(umarım doğru yazdım) Yola devam... Ama Gerçekleri görerek ve tepki vererek. Bu çok önemli işte: TEPKİ VERMEK....

Yorum (2) Yorum yaz!

İSYAN :((

3/5/2008 ·

BEN ÇOCUK İSTİSMARINI VE ÇOCUĞA UYGULANAN ŞİDDETİ KINIYORUM. CİNSEL İSTİSMAR OLAYLARINI DUYDUKÇA ÇOK KÖTÜ OLUYORUM.PSİKOLOJİM BOZULUYOR VE BEDDUA ETMEKTEN KENDİMİ ALAMIYORUM. NE OLUR BU OLAYLAR DURSUN ARTIK... YETER... BÜTÜN GÜN AĞLAMAKTAN HELAK OLDUM... BU NASIL BİR VİCDANDIR BÖYLE... :((((

Yorum (0) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »